• Ertan Balaban

Sakın Covid bana etki etmez demeyin!


Hürriyet - Spor Arena 2710

2020


Ben haftanın en az 5 günü antrenman yapan bazen haftada toplam 9-10 antrenman yapan, düzgün beslenen ve vitamin takviyelerini alan spor ile sağlıklı yaşayan biriyim. Ne yalan söylim bu kadar haber izledikten sonra artık covid19 konusundan çok sıkılmıştım ve ne kadar kendimi korusamda içten içe ne yazik ki bu virüsten hiç korkmuyordum. Virus bana ne yapabilirdi, ben ona gelişine bir tane vururdum diye düşündüm hep.

Ne yazik ki böyle olmadı; bir akşam eve geldim inanılmaz yorgundum ve soğuk ter atmaya başladım. Hemen ailemden kendimi uzaklaştırdım ve o gece başka bir odada yanlız yattım. Ertesi gün geçer ben bu ara çok yoruldum diye düşünürken, ertesi günde bir şekilde gücümü toplayamadım. Akşamüstü oldu hastaneye test olmaya gittim, sırada herkes benimle aynı şikayetlere sahipti, ilk defa ayakta durmaktan yorulmuştum. Sıra sonunda bana geldi ve test oldum, bende bir terslik olduğunun farkındaydım. Eve geldim akşam ateşim çıktı, ilaç aldım ve akşam terden 5 kere falan uyandım. Başım ve gözlerim ağrımaya başladı kısaca açıklamak gerekirse bir yerden başka bir yere hızlıca bakamıyordum. Gözlerim çok hassaslaşmıştı. Ertesi gün sonucum geldi, kendimi izole ettiğim odadan sonuç gelince çıkıp eşime sarılıp korkma negatif demek isterken sonucum pozitif geldi ve o ana kadar ne kadar bekliyor olsak da bu sonuç ailece bizi şaşırtmıştı.

O andan itibaren uzun süre hiç bir şey yolunda gitmedi, ben odadan çıkmazken ateşim her saat çıkıyor ilaçla düşürüyordum. Ertesi sabah görevliler Covid tedavisi için olan ilaçlarımı eve bıraktılar. İlk gün almam gereken 16 hap vardı ve bu hapları 2 ayrı zamanda alacaktım. Arayıp emin misiniz diye sormak istedim resmen, kendimi elimde 8 hap ile intahar ediyor gibi hissettim. Bırakın hastalığı vucudume bu kadar ilacı sokmak bile beni çok üzüyordu ama başka da çarem yok gibiydi.

5 gece evde geçirdikten sonra geceleri uyanmaya başladım ve ateşimin git gide daha yukarı çıkıyordu. 39,5 ateşle uyanıp, rüyada mı uyanık mı olduğumu anlamadan halüsinasyonlar görmeye başladım. İnsanlarla konuşuyordum sonra durup bunlar gerçek değil diyordum, vücudum yanıyordu normalde eşimi yanıma çağırırdım ama virüs ona geçmesin diye bununla kendim savaşıyordum. 5. Gecenin sonunda artık dayanamadım bana ambulans çağır diye rica ettim ondan. Aslında bırakmak istemedi beni ama ona durumu izza ettimi kendim savaşamıyordum. Ambulans geldi, Emir ve eşim ambulans ve beyaz giysili insanları görünce benim daha kötüye gittiğimi düşünüp ağlamaya başladılar. Evde çok dramatik şeyler oluyordu. Ben görevlilere ateşimi kontrol edemediğimi beni hastaneye götürmelerini söyledim. Beni hastaneye götürdüler, Sahra dayanamayıp arkamızdan geldi. Gittiğim hastanede doktor bana testler yaptı ve hastalığın tüm göğsümü sardığını ve beni hastaneye yatırmaları gerektiğini söyledi. Uzun süre spor yapamayabilirsin, göğsünde ciddi tahribat var dedi. O dışarı çıktıktan sonra Sahra beni telefon ile arıyordu çünkü çıkıp onada olumsuz şeyler söylemişti. Sahranın telefonunu açamadım çünkü üzüntü mü sinir mi bilmiyorum ama hayatımda uzun süre sonra oturup ağladım. Yalan değil korkmuştum. Sanki bu hastalık beni çok kötü bir duruma sokmuştu. Spor yapamamayı hatta nefes alamamayı düşünüyordum. Acaba bana bir şey mi olacak diye düşünmeye başladım.

Beni hastaneye yatırdıktan sonra ki gün doktor yanıma geldi ve bu sonuçlara göre şu anda zor nefes alıyor olman lazım hatta oxygen seviyenin düşük olması lazım sende sorun yok gibi gözüküyor dedi. Bende hiç sorun yoktu. Nefes alıyordum, oxygenim de normal insan seviyesi üzerindeydi. Bunun en büyük sebebi yıllarca yaptığım spordu. Hatta ateşimin 10 gün düşmemesi bile bağışıklık sistemimin inatla virüsle savaşıyor olmasıydı. Ben güçlü biriydim ama bu virusde çok güçlüydü. 10. Günün sonunda doktoruma çok yorulduğumu ve ne yapıp ne edip beni ateşten kurtarmasını söyledim. Bana sadece sabırlı olmamı söyledi. İyi niyetle aslında o kadar da bu hastalık üzerinde kontrollerinin olmadığını bana gözleriyle söylemişti. Onlar bile bana çaresizce bakıyordu. Bu hastalığı yalnız yenecektim.

Her ateşim düştüğünde deli gibi kendimi zorlayıp yemek yedim. Bol bol su içtim. Odanın içinde ufak yürüyüşler yaparak kan dolaşımını arttırmaya çalışıyordum. Kiminle konuşsam bana sana bir şey olmaz diyordu. Bunu 100 kere okudum mesaj olarak telefonumda, bende kendimi insanlar sana güveniyor sende kendine güven dedim. Onlara mahcup olamazsın bu maçı en kısa zamanda kazanmalısın dedim. Çok yorulmuştum ama kendime hep güçlü ol diye tekrarladım içimden.

11. günümde 1 defa ateşim çıktı. Birşeyler iyiye gitmeye başlamıştı sanki. 12. Gün kendime söz verdim, yatağa uzanmadım ve ateşim çıkmayacak üşüsemde burada oturacağım ve yorganın altına girmeyecağım dedim. Öyle de oldu ateşim ilk defa çıkmadı. 13. Günde test yapmalarını rica ettim, sanki hastalıktan kurtulduğumu hissetmiştim. Ertesi gün sonucum negatif çıktı. Şimdi düzlüğe gelmiştim, artık kendimi daha iyi hissetme ve eski gücüme dönme zamanıydı. Hastaneden çıkmak istediğimi söyledim, doktorum ilaçları almam şartıyla beni bırakacağını söyledi.

Şu anda evdeyim ve her gün daha iyiye gidiyorum. Bu virüs bana bir şey yapmaz diyenlere sadece gülüyorum. Ben hem fiziksel hemde mental olarak güçlü bir insan olduğumu düşünüyorum. Neden ben diye az sormadım ama bunun birçok sebebi olabilir. Aldığım virüs miktarı veya genetik yapım. Bu sorunun tam cevabu şu anda tıpta yok sadece tahmin ediliyor. Ama size şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki bu virüs bana kamyon gibi çarptı. Zor kalktım. Kalktıysam da bunun sebebi sporculuğum ve geçmişte kendimi sağlıkla ilgili yaptığım yatırımlardır. Hep onların kredisini yedim. Belki sigara içen, kötü beslenen, kilolu biri olsaydım haftalarca kalkamazdım o yataktan. Her yerim ağrıyor diyordu kattaki tüm hastalar. Benim hiç ağrım olmadı. Herkes öksürüp nefes alamıyordu yan odadan duyuyordum, bende öyle sorun yoktu. Hastalar yataktan kalkamıyordu günlerce, sanki kaslarım beni koruyordu ben kalktım hep odamda gezdim. Hemşireler hep siz iyisiniz dediler. Halime şükrettim. İyi ki dedim zamanında çalışmışım, iyi ki sporcuyum.

Bu virüs bana bir şey yapmaz sakın demeyin. Kendinize dikkat edin ve korunmaya deva edin. Yaptığınız spor sadece iyi gözükmek için değil, sizi hayatınızda hiç tahmin etmediğiniz kadar koruyacak bir maden aslında. Şimdiden kendinizin en iyi veriyonu olmaya çalışın. İyi beslenin. Spor yapın. Dinlenin ve stresten uzak durun. Bunları yapmak varken kendimize neden kötü davranalım. İyi düşünün. Hayat kısa bunu bir kere daha çok yakında ben anladım, ama bu kısa hayatı kaliteli yaşamak için kendimizze iyi davranmalıyız. Bu olay beni çok etkiledi, belki birilerini benim yazım etkiler sizlerlede duygularımı paylaşmak istedim.


https://www.hurriyet.com.tr/sporarena/yazarlar/ertan-balaban/sakin-virus-bana-bulasmaz-demeyin-41646309

18 görüntüleme